Deliyi Allah Korur
Dönüp dolaşıyor, bir şekilde konu, bütün kâinatın hizmet ettiği asıl meyvesi olan insana geliyor. Nasıl gelmesin ki; etrafımızda dönen bu kadar olağanüstü olayın hakikatine nüfuz edip tahlilini yapabilecek tek varlık insandır. Geçmişte yaşadığı olayları sanki şu an yaşıyormuş gibi hüzünlenen, geleceği bilmediği için her an tedirginlik duygusu taşıyan insandan başka hangi varlıktır? Kilometrelerce ötede herhangi bir varlığın enin edip acı çekmesine fevkalâde üzülüp nâlân eden insandan başka hangi varlıktır? Hele o muhtaç olana elini uzatamıyor, ona yardım edemiyorsa bu, büsbütün duygusal bir helâk sebebidir. Bunların tek sorumlusu bana akıl gibi geliyor. Bazen “Bu akıl başa belâdır.” demekten kendimi alamıyorum. Bir gün, aklî dengesi yerinde olmayan birinden “Deliyi Allah korur.” diye bir söz işit...