Haddi Aşanlar

22 Sefer 1442/Cuma
İnsan nasıl da hürriyete meftun ve her icraatında mutlak bir özgürlüğe nasıl da sahip olsun istiyor. Kimse ona buraya kadar demesin, hiç bir güç ve kuvvet onun ile arzusu arasına bent olmasın. Hatta ona dur diyen ilahi kudret olsa bile….
Her arzusu ona kayıtsız şartsız râm olsun istiyor.
Acaba ben her istediğimi elde etse idim ve müreffah bir zeminde, fevkalade hayat şartları içinde olsa idim,
hem ahlaki hem ruhi olarak şuan ne vaziyette olurdum? suali karşısında "değişmezdim" diyemiyorum.
Korkarım, bu değişiklik menfi manada olurdu. O zaman ben tam bir samimiyet-i kalple kendi adıma iyi ki her istediğim olmamış diyebilirim.
Çünkü, müreffah hayat sahibi olmak, birçok insanın emek harcayıp ve ideal addettiği şeylere karşı tam bir yeknesak yani monoton bir hâl onda hakimdir
Bir lezzet insana monoton gelmeye görsün, yapı itibariyle doyumsuz bir varlık olan insan, bu kadarı yeterlidir demeksizin, sürekli daha fazlası diyerek, lezzeti ileriye götürmek isteyecektir.
Bunu çok rahatlıkla söyleyebilirim, monotonluk ve mutlak hürriyet,
yani her istediğini her zaman her yerde yapma isteği tam bir beladır.
Farklı Avrupa ülkelerinde, (ne yazık ki ülkemizde de) bunun vahim neticelerini okuyor, duyuyoruz.
Sakın yanlış anlaşılmasın, her isteği elde etmenin yolu maddi ölçü ile olduğu için mali seviyesi yüksek insan üzerinden konuştuk yoksa hepsi bu
şekildedir demiyoruz.Fakat ciddi bir imtihan halinde olduklarını küçük bir kıyas ile çokahat anlaşılabilir.
"Ağniya-yı şakirin fukarayi sâbirin"
makamına mazhar olup şefaat etme selahiyetini elde etmek kolay değildir.
Rabbim bizi yeknesaklık ve mutlak hürriyetten muhafaza eylesin.
Duanıza olan ihtiyacı demâdem artan kardeşiniz…
Yorumlar
Yorum Gönder